loading
Rinoplasti Ameliyatlarında Kıkırdak Eksikliği Nereden Karşılanır ? Kıkırdakların Alındıkları Yerde Tekrar Kıkırdak Oluşur mu ?

86-Rinoplasti'de Kıkırdak Eksikliği: Nerelerden Karşılanır?

Rinoplasti ameliyatlarında kıkırdak dokusu, burnun şeklini ve fonksiyonunu optimize etmek için hayati öneme sahiptir. Burun ucu şekillendirmesinden burun sırtı onarımına, nefes alma sorunlarının düzeltilmesine kadar birçok alanda kıkırdak greftlerine (yamalarına) ihtiyaç duyulabilir.

Peki, bu kıkırdaklar nereden temin edilir ve alındıkları yerde tekrar kıkırdak oluşumu mümkün müdür?

Kıkırdak İhtiyacının Karşılanması: Kaynaklar ve Yöntemler

Rinoplasti’de kıkırdak ihtiyacı öncelikle hastanın kendi vücudundan (otojen greftler) karşılanır. Bu, doku uyumu, enfeksiyon riski ve uzun vadeli stabilite açısından en ideal yöntemdir. Kıkırdakların alındıkları bölgeler ve kullanım amaçları şunlardır:

Burun İçindeki Kıkırdaklar (Septum Kıkırdağı):

Kullanım Amacı: Normal şartlarda estetik burun ameliyatlarında kıkırdak yama (destek) ihtiyacı, hastanın burnunda kendi kıkırdaklarından hazırlanan parçalarla karşılanır. Özellikle burun eğriliklerine bağlı septum (dümen) kıkırdağında şekil verme, burun çatı onarımı veya sadece işlevsel sorunları düzeltmek (örneğin kanat veya iç valv yetersizlikleri) için yapısal destek amacıyla kullanılırlar. Septum kıkırdağı, genellikle düz ve erişimi kolay olduğu için ilk tercihtir.

“Türk Lokumu” Tekniği: Hazırlanan kıkırdakların doğranarak (diced cartilage) ve genellikle fasya veya Surgicel® gibi bir kılıf içine yerleştirilerek istenen bölgelere bir harç gibi kullanıldığı “Türk Lokumu” tekniği, kıkırdağın bir başka yenilikçi kullanım biçimi ve alanıdır.

Kulak Kıkırdağı (Auriküler Kıkırdak):

Kullanım Amacı: Burun içinde septumdan yeterli kıkırdak alınamadığı veya şekil olarak farklı kıkırdaklara ihtiyaç duyulduğu durumlarda, hastanın uygun olan başka bölgelerinden hazırlanan kendi öz dokularından (otojen) yararlanılır. Bu amaçla en sık küçük kıkırdak ihtiyacı için hastanın kulak kıkırdakları tercih edilir. Kulak kıkırdakları, doğal eğriliği sayesinde burun ucunun yuvarlaklığını taklit etmek veya nazal valv bölgesini desteklemek için idealdir.

Alım Yöntemi: Kulak önünden veya sıklıkla arkasından yapılacak olan 1 cm.’lik ufak kesiler yardımıyla kulaktan kıkırdaklar alınabilir. İşlem sonrasında kulakta şekil bozukluğu veya belirgin bir iz sorunu yaşanmaz, çünkü kesiler genellikle kulak kıvrımları içine gizlenir.

Kaburga Kıkırdağı (Kostal Kıkırdak):

Kullanım Amacı: Hasta için daha çok veya kalın kıkırdak ihtiyacı olduğunda tercih edilen alan, genellikle 6., 7. veya 8. kaburganın işlevsiz kostal kıkırdaklarıdır. Bu kıkırdaklar, özellikle semer (eyer) burun veya boksör burun deformiteleri gibi burun sırtının tamamen yeniden oluşturulması gereken durumlarda veya büyük hacimli greft ihtiyacında kullanılır. Ayrıca, daha önce birçok ameliyat geçirmiş ve septum veya kulakta kıkırdağı kalmamış revizyon vakalarında da ana kaynak olabilir.

Alım Yöntemi: Fonksiyonel veya estetik bir sekel bırakmadan alınan bu kıkırdaklarla yeniden bir burun sırtı oluşturulabilir. Alındığı yere göre 1-2 cm uzunluğunda açılan cilt kesileriyle alınırlar. Fazlası, ileride tekrar kullanılmak üzere genellikle aynı yere veya kulak arkasında kafa derisi altına yerleştirilerek saklanabilir (banking).

Biyomateryaller (Alloplastik ve Homogreftler)

Kişinin kendi dokuları yetersiz kaldığında veya başka otojen seçenek kalmadığında, dışarıdan malzeme kullanmak gerekebilir. Bu durumda güvenilir, reaksiyon göstermeyen (inert) içeriğe sahip, özel şekillendirilmiş biyoimplant ve malzemeler tercih edilir.

Homogreftler: İnsan kadavralarından alınan ve özel işlemlerden geçirilerek steril hale getirilen kıkırdak dokulardır (örneğin donör kostal kıkırdak). Otojen kadar olmasa da, iyi bir biyolojik uyumluluk sunabilirler.

Alloplastik Biyomateryaller: Plastik cerrahların (enfeksiyon, erime, deriden belli olma, yer değiştirme vb. nedenlerle) hastaları için son seçenek olarak gördüğü bu durumlarda gözenekli, rijit, şekil verilebilir politetrafloroetilen (Medpor®) gibi biyomateryaller veya silikon implantlar kullanılabilir. Ancak silikon implantlar, yüksek komplikasyon oranları nedeniyle modern rinoplastide pek tercih edilmemektedir.

Burun rekonstrüksiyonu, burun ucuna destek, burun çatı onarımı ve nazal valv onarımları için şekil verilebilir tabaka ve farklı kalınlıkta olan materyaller ürün kataloğundan seçilebilir.

Kıkırdakların Alındıkları Yerde Tekrar Oluşumu

Bu, rinoplasti alanında sıkça merak edilen ve bilimsel olarak da ilgi çeken bir konudur:

Kaburga Kıkırdağı (Kostal Kıkırdak): Kaburgalardan kıkırdak parça (greft) alınırken, kendilerini besleyen ve büyümelerini sağlayan çok sağlam bir zar olan kılıfları (perikondrium) içinden dikkatlice (çoğu zaman endoskopik tekniklerle) çıkarılırlar. Bu kılıf yapısı korunarak kıkırdaklar alındığı için, alındıkları yerde yeniden yeni kıkırdak oluşumu meydana geldiği yönünde bilimsel çalışmalar mevcuttur. Perikondrium, kıkırdak hücrelerini (kondrositler) içeren ve kıkırdağın büyümesi ve onarımından sorumlu olan bir tabakadır. Perikondriumun bütünlüğünün korunması, kıkırdağın rejenerasyon potansiyelini artırır.

Burun Septumu Kıkırdağı: Burun septumunda ise, kıkırdak alındıktan sonra genellikle yeni kıkırdak yapısı oluşmaz. Septum rezeksiyonundan sonra boş kalan alanlar, genellikle mukozal fleplerle veya greftlerle kapatılır.

Kulak Kıkırdağı: Kulakta kıkırdak parça alınan yerde boşluk bırakılmadan cerrahi alan kapatıldığı için yeni kıkırdak gelişecek potansiyel boş alan bırakılmamaktadır. Potansiyel boşluk bırakmadan cerrahi alanları kapatmak, cerrahide temel bir nosyondur. Bu, hem anatomik bütünlüğü korur hem de olası komplikasyonları (hematom, seroma) önler.

Ne Öğrendik?

Rinoplasti ameliyatlarında kıkırdak eksikliği, öncelikli olarak hastanın kendi burnundan (septum) alınan kıkırdaklarla karşılanır. Yetersiz kaldığında ise kulak veya kaburga gibi otojen (hastanın kendi dokusu) kaynaklar tercih edilir. Kulak kıkırdağı küçük ve şekilli greftler için, kaburga kıkırdağı ise daha büyük ve hacimli rekonstrüksiyonlar için idealdir. Kaburga kıkırdağı alınırken perikondrium zarının korunması durumunda, alındığı yerde yeni kıkırdak oluşumu gözlenebilir, ancak septum veya kulakta bu durum genellikle geçerli değildir. Otojen kaynakların yetersiz kaldığı çok nadir durumlarda, inert biyomateryaller (homogreft veya alloplastik implantlar) son çare olarak düşünülebilir. Kıkırdak kaynak seçimi, deformitenin derecesine, gerekli kıkırdağın miktarına ve cerrahın deneyimine bağlı olarak kişiye özel belirlenir.

Kaynakça

Abdelhamid A, Khazaal AAA, Ranganathan B, Rabie A. Grafting materials and techniques in rhinoplasty: an international perspective. Curr Opin Otolaryngol Head Neck Surg. 2025 Jun 1;33(3):176-182. PMID: 40298608.

Moshaver A, Gantous A. The use of autogenous costal cartilage graft in septorhinoplasty. Otolaryngol Head Neck Surg. 2007 Dec;137(6):862-7. PMID: 18036411.

Loghmani S, Loghmani A, Maraki F. Oblique Split Rib Graft Surgery in Primary and Secondary Septorhinoplasty. World J Plast Surg. 2019 May;8(2):237-244. PMID: 31309062

Kevin C Chung, Grabb and Smith`s Plastic Surgery, Ninth Edition. Lippincott Williams & Wilkins, ISBN: 9781975214265, 2024

WhatsApp Chat