loading
Tamponsuz Rinoplasti Var mı ?

16-Tamponsuz Rinoplasti Var mı? Rinoplasti Sonrası Tamponlama ve Alternatif Yaklaşımlar Nelerdir ?

Rinoplasti ameliyatları, estetik ve fonksiyonel iyileşmeler sağlamak amacıyla yapılan cerrahi müdahalelerdir. Ortalama 2-4 saat süren bu operasyonlar, hassas burun dokularında kanama ve şişliği minimize etmek, iyileşme sürecini optimize etmek için genellikle burnun iç ve dış kısmına yerleştirilen çeşitli materyallerle sonlandırılır. Bu noktada, “tamponsuz rinoplasti var mı?” sorusu, hem hastalar hem de tıp dünyası için önemli bir tartışma konusudur.

Geçmişten Günümüze Burun Tamponları

Yıllar önce kullanılan ve burnu tamamen tıkayan, nefes almayı engelleyen eski tip bez tamponlar (uçurtma kuyruğu gibi uzun) burundan çıkarılırken burun duvarlarına yapışma nedeniyle kanama, ağrı ve zahmetli bir iyileşme sürecine neden oluyordu. Bu deneyimler, hastaların tampon çıkarma işlemine dair endişelerinin temelini oluşturur.

Günümüzde ise durum oldukça farklıdır. Burun içinde sıklıkla tercih edilen yumuşak ve esnek silikon splintler, ortalarında nefes almaya olanak tanıyan bir lümen (tüp) barındırır. Bu splintler, özellikle septuma yapılan müdahaleler sonrasında septum ile kıkırdak zarı (perikondrium) arasında kan toplanmasını önlemek amacıyla tasarlanmıştır. Vücut ısısı ve burun içi salgılarıyla yumuşayan bu şeffaf ve hafif splintler (örneğin Doyle®), 2-4 gün içinde çıkarılırken ağrıya veya kanamaya neden olmazlar. Görevleri, septuma destek olmak, burun içi dokular arasında olası yapışıklıklara (sineşi) engel olmak ve kırılmış kemik dokusunu taşıyan nazal piramidi içten desteklemektir.

Tamponlamada Alternatif Yaklaşımlar

Silikon splintlerin yanı sıra, farklı cerrahların tercih ettiği veya spesifik durumlarda kullanılan çeşitli tamponlama yöntemleri bulunmaktadır:

Fındık Tamponlar: Bazı cerrahlar, septuma yönelik kapsamlı bir işlem yapmadıklarında veya daha düşük boyutlu bir müdahale gerçekleştirdiklerinde, sadece burun deliklerinin önüne bariyer görevi görecek fındık tampon (ipli pedi veya vazelinli tampon) koyabilirler. Burun ucunu içeriden desteklemek için kullanılan bu tamponlar da genellikle 24 saat içinde alınır ve çıkarılırken herhangi bir sıkıntı veya ağrıya neden olmazlar.

Emici Süngerler ve Sentetik Köpükler: Silikon splintler yerine, burun içindeki akıntı ve sızıntıları emen ve burun boşluklarını dolduran gözenekli yer tutucu süngerler (Merocel®) veya kendi kendine eriyen sentetik köpükler (Nasopore®) de kullanılabilir. Bu tür tamponlar genellikle kulak burun boğaz uzmanları tarafından endoskopik sinüs cerrahilerinden sonra tercih edilir.

Gergin Yorgancı Örgü Dikişleri: Bazı durumlarda, yer tutucu silikon veya diğer içerikte ilave bir tampon kullanmaya gerek kalmadan, sadece gergin yorgancı örgü dikişleri tekniği ile burun içi sıkıca dikilerek tamponlama sağlanabilir.

Eriyebilen Dikiş Malzemeleri (Stepler Tabancası): Bazı cerrahların “tamponsuz rinoplasti” olarak popülerize ettikleri bir diğer teknik, eriyebilen sert dikiş malzemelerin kullanıldığı doku dikiş tabancası (septal stepler) uygulamasıdır. Bu yöntemde, bir stepler tabancasıyla istenen tüm burun içi alanlarına (splint veya dikiş yerine geçecek) tırnaklı klipslerle zımba dikiş atılabilir. Bu klipsler kendiliğinden eridiği için alınmalarına gerek yoktur. Burada tercih edilen tampon koyma tekniği, yer tutan splint yerine aralıklı dikiş atılmasıdır.

Dış Splintler (Kalıplar) ve Görevleri

Burun dışına yerleştirilen dış splintlerin görevi, burun içine yerleştirilen splintlerin mekanizmasıyla aynıdır: kanamanın ve ödemin (şişliğin) baskılanması. Bu amaçla sıcak su ile şekil verilen termoplastik, elle şekil verilebilen alüminyum splintler, ince alçı (plaster of Paris) veya sadece baskılı flaster steri-stripler kullanılabilir. Burun kemiklerinin kırılmadığı durumlarda, birçok cerrah dış splint olarak sadece baskılı steri-strip flasterleri yeterli bulabilir.

Dış splintler genellikle 5-7 gün arasında alınır ve çıkarılırken bir ağrı veya sıkıntı oluşmaz. Ancak, sert (rijit) malzeme kullanılmışsa, splint altında deride dalgalanma ve burunda şekil bozuklukları sonradan görülebilir. Flasterler, özellikle yağlı ve kalın cilde sahip kişilerde sıcak ve nemli havalarda hastanın vücut ısısı ve terle birleştiğinde cilt reaksiyonlarına (kimyasal kontakt dermatit) neden olabilir. Bu durumdan kaçınmak için, sıcak ve nemli kentlerde yağlı ve kalın cilde sahip hastaların dış splintlerinin erken zamanda (belki 4.-5. günde) çıkarılıp, gerekli görüldüğünde tekrar uygulanması mümkündür.

“Mirrorme3d” gibi sistemler, ameliyat öncesi hasta fotoğrafları üzerinden kişiselleştirilmiş, 3 boyutlu şeffaf dış splintler hazırlayarak bu alanda yeni bir teknoloji sunmaktadır. Ancak bu tür sistemler henüz Türkiye’de kullanıma girmemiştir.

Sonuç: “Tamponsuz” İfadesi ve Doğru Bilgilendirme

Sonuç olarak, cerrahtan cerraha değişiklik gösteren farklı tampon veya dikiş teknikleri kullanılarak rinoplastilerde kanama ve ödem bu tekniklerden biri seçilerek kontrol edilir. Bu anlamda, ağrısız bir yöntem olduğu öne sürülerek yapılan ameliyatlara “tamponsuz burun estetiği” adının verilmesi tıbben asılsız ve yersiz kabul edilebilir. Zira, ister geleneksel tamponlar, ister silikon splintler, ister dikiş teknikleri kullanılsın, ameliyat sonrası kanama ve şişliği kontrol altına almak için mutlaka bir tür destekleyici mekanizma uygulanmaktadır. Toplumun ve hastaların, bu konuda yanlış yönlendirme yapılmadan, doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Ne Öğrendik?

Rinoplasti ameliyatları sonrası, hassas dokularda kanama ve şişliği kontrol etmek için çeşitli yöntemlerle burun içine ve dışına destekleyici materyallerin yerleştirildiğini öğrendik. Yıllar önceki ağrılı ve kanamalı bez tamponların artık kullanılmadığını, yerini nefes almayı sağlayan delikli silikon splintlerin aldığını ve bunların çıkarılmasının ağrısız olduğunu anladık. Fındık tamponlar, emici süngerler, eriyen sentetik köpükler ve özel dikiş tekniklerinin de burun içi tamponlama alternatifleri arasında olduğunu öğrendik. Ayrıca, bazı cerrahlar tarafından “tamponsuz rinoplasti” olarak adlandırılan yöntemin, aslında eriyebilen dikiş malzemeleriyle burun içi dokuların zımbalanması gibi bir tamponlama tekniği olduğunu, dolayısıyla tamamen “tamponsuz” olmadığını fark ettik. Burun dışına uygulanan termoplastik, alüminyum veya alçı kalıpların da kanama ve ödemi baskılama amaçlı olduğunu ve çıkarılmalarının ağrısız olduğunu öğrendik. En önemlisi, “tamponsuz burun estetiği” gibi bir adlandırmanın tıbben yanıltıcı olduğunu ve halkın doğru bilgilendirilmesinin önemini kavradık.

Kaynakça

Khan M, Mortada H, AlRajhi B, Alwagdani A, Almosa W, Almolhim K, Obeid AA, Neel OF. Role of External Nasal Splinting Following Rhinoplasty: Is It Really Important? A Comprehensive Systematic Review of Literature. Aesthetic Plast Surg. 2023 Dec;47(6):2642-2650. PMID: 36964289.

Shetty V, Vasishta SM. Use of acrylic splint for the stabilization of bony components after rhinoplasty: a new technique. J Maxillofac Oral Surg. 2013 Sep;12(3):348-50. PMID: 24431867; PMCID: PMC3777030.

Caimi E, Balza A, Vaccari S, Bandi V, Klinger F, Vinci V. Optimizing Postoperative Care in Rhinoplasty and Septoplasty: A Review of the Role of Nasal Packing and Alternatives in Complication Management. Aesthetic Plast Surg. 2024 Aug;48(15):2812-2817.PMID: 38485786.

Aldhwaihy L, Alhazzani H, Alkarzae M. Comparison on the Effectiveness and Safety of Transseptal Suturing Versus Intranasal Splints After Septoplasty: A Systematic Review and Meta-analysis. Aesthetic Plast Surg. 2024 Nov;48(21):4323-4332. PMID: 387676

Lau J, Elhassan HA, Singh N. History of intranasal splints. J Laryngol Otol. 2018 Mar;132(3):198-201. PMID: 29380712.

WhatsApp Chat